Davutoğlu "Kongrede Aday Olmayacağım" Dedi, Görevi Neden Bıraktığını Açıkladı


Partisinin 22 Mayıs'ta olağanüstü kongreye gideceğini ve aday olmayacağını açıklayan Başbakan Davutoğlu, "Görev süremin 4 yıldan kısa sürmesi benim tercihim değil, bir zaruretin sonucudur" dedi.
Bu haber 2016-05-05 16:20:21 eklenmiş ve 1552 kez görüntülenmiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la dün yaptığı görüşmenin ve AK Parti MYK toplantısının ardından ilk kez açıklama yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 22 Mayıs'ta olağanüstü kongre yapılacağını, kongrede aday olmayacağını söyledi. Davutoğlu, "Görev süremin 4 yıldan kısa sürmesi benim tercihim değil, bir zaruretin sonucudur" dedi.

 

AK PARTİ OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GİDİYOR

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dünkü görüşmesinin ardından flaş gelişmeler yaşandı. AK Parti, olağanüstü kongreye gidiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında 1 saati aşkın rötarlı olarak saat 12.14'te başlayan MYK, 12.50'de sona erdi.

 

"GÖREVİ BIRAKMAM ZARURETTEN" DEDİ, YOL ARKADAŞLARINA SİTEM ETTİ

 

Başbakan Davutoğlu, MYK toplantısı ve dünkü gelişmelerden sonra ilk kez basının karşısına geçti. Davutoğlu, yaptıkları istişareler neticesinde 22 Mayıs'ta olağanüstü kongre yapacaklarını, kongrede aday olmayacağını açıkladı. Davutoğlu, zamansız görev değişimiyle ilgili "4 yıllık hukukumuzun kısa sürmesi benden dolayı değil, ortaya çıkan zaruretin neticesidir. Tertemiz oylarınız için hem teşekkür ediyorum hem de hakkınızı helal etmenizi istiyorum." dedi ve şu sözlerle yol arkadaşlarına sitem etti:

 

"'Er refik kable't tarîk', yoldan önce yol arkadaşı yani. Yola çıktığım arkadaşlarımızın benimle olup olmadığını bilmek isterim. Benimle olmadıkları anda da bunu yüzüme söylemelerini tercih ederim. Bu bağlamda son MKYK'da ilk imzayı ben attım ama takip edilen yöntemi refik olmakla bağdaştıramadım. Bu anlamda hem refiklerin hem benim bir muhasebe yapmamız gerekiyordu. Yaptığım tüm istişarelerim ve Cumhurbaşkanımızla yaptığım son görüşme neticesinde AK Parti'nin birliği ve beraberliği için refik (yol arkadaşı) değişmesindense Genel Başkan'ın değişmesini tercih ettim

 

Bu şartlar altında önümüzdeki olağanüstü kongrede aday olmayı düşünmüyorum."

 

İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

 

"Aziz milletim, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak hepinizi selamlıyorum. Son 25 yıldır en köklü dönüşümlerin geçtiği bir süreçteyiz. Bu 25 yıllık tarihte bir akademisyen bir danışman, bir bakan, bir başbakan olarak hizmet vermiş olmak benim için büyük bir gurur vesilesi olmuştur. Bu görevi, kurucu liderimiz sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan emanet almıştım. Karizmatik bir liderin ardından görevi devraldım. Bana verilen hususlardan hiçbir şekilde ayrılmadığımı düşünüyorum. Canla başla çalıştım. Buna şahit de aziz milletimizdir.

 

Şimdi bugün geldiğimiz bu noktada, gelecek perspektifimizi paylamak gereği ihtiyacındayım.

 

Bu yaklaşık 20 aylık süreç 3 döneme ayrılabilir. 1. dönem 62. Hükümet dönemidir. Bu dönemin en önemli meydan okuması, AK Parti'nin bütün olarak geleceğe hazırlanmasıdır. Karizmatik liderden sonra bir boşluk oluşur. Benim bu dönemde önceliğim AK Partimizin birliği ve beraberliğinin muhafazası olmuştur. O dönem 3 dönemlik arkadaşlar için farklı kanaatlar söyleniyordu. Benim döneminde tek bir istifa olmamış, partimizin omurgasından da hiçbir şey eksilmemiştir. Bu konuda bana katkıda bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

İkinci hedefim suhuletle seçime götürmekti. Paralel yapı, Suriye meselesi ile ülkeyi seçime götürmem gerekiyordu. 62. Hükümetimiz ülkemizi suhuletle seçime götürdü. Diğer meydan okuma 6-7 Ekim terör olayları. Bu olayların üstesinden gelmek, yaraları sarmak ve tekrarlanmaması için güvenlik planlamaları yapılması. Bu dönemde yapılan yatırımların sürmesi bir başka görevimdi. Hiçbir yatırım geride kalmamış, aksama sözkonusu olmamıştır. Ekonomimizin çerçevesi de çizilmiştir.

 

"TÜRK DEMOKRASİ TARİHİ İÇİN KRİTİK DÖNEM"

 

İkinci dönemimiz en kritik dönemdi. Türk demokrasi tarihi için kritik bir dönemdi. 7 Haziran-1 Kasım arası. İstikrarlı bir dönem sonrası puslu havayı seven çakallar ortaya çıkmıştı. Partimizde bir hüzün, 'ne olacak' kaygısı vardı. 'Geriliyor muyuz?' kaygısı vardı. Bu binanın balkonunda 'Başınızı dik tutun, bugün AK Parti'nin yeniden bilmillah diyeceği gündür' dedim. 7 Haziranla birlikte muhasebemizi yaptık. 'Bu ülkeyi bir saniye bile hükümetsiz bırakmam' demiştim. Kaos bekleyenler, çelikleşmiş bir iradeyi karşılarında buldular.

 

Meclis'te çoğunluğu olmayan geçici bir hükümetin en radikal kararları alması gereken dönemdi. PKK, DAEŞ saldırıları kapsamlı bir savaş ilanıyla ülkemizi karşı karşıya bırakmıştı. Madem ki Türkiye'ye savaş ilan edilmiştir, ülkemizin bütün dağları, bütün vadileri, bütün şehileri terörden temizlenene kadar mücadeleden taviz vermeyeceğiz.

 

"3 AYLIK DÖNEMDE BÜTÜN VAATLERİMİZİ YERİNE GETİRMENİN HUZURU VE ONURUNU YAŞIYORUM"

 

63. Hükümet döneminin görevi, 1 Kasım seçimlerine ülkeyi suhuletle götürmekti. 1 Kasım seçimlerine suhuletle gittik. Gurur duyacağımız bir netice çıktı. Yüzde 85'lik bir katılım ve Yüzde 49,5'le gelen bir AK Parti teşkilatı. 4 yıllık bir hukuk oluşmuştu. Biz yeni dönemin çerçevesini çizmiştik. 3 aylık dönemde bütün vaatlerimizi yerine getirmenin huzuru ve onurunu yaşıyorum. Bu konuda emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

 

"81 VİLAYETİ DOLAŞARAK VERDİĞİM HİÇBİR SÖZ YARIM KALMIŞ DEĞİLDİR"

 

1 Kasım öncesi 81 vilayeti dolaşarak verdiğim hiçbir söz yarım kalmış değildir. 3 aylık reformlarımızı tamamladık, 6 aylık reformlarımızın bir kısmını tamamladık. Ancak en büyük reformumuz ve bir gün hayata geçecek sivil anayasa için kurullar oluşturduk. Uzlaşma komisyonu oluştu. Çalışmalar yaptık.

 

2 Kasım'da aldığımız kararlarla kapsamlı operasyonlar başladı. Sur, Silopi, Derik, Varto'da birçok ilçede, bu operasyonlar büyük bir başarıyla yürütüldü, yürütülüyor.

 

"UYARIYORUM, KİMSE EKONOMİNİN İÇ DENGELERİYLE OYNAMAYA KALKMASIN"

 

Bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Bu mücadelede netice alınıncaya kadar nihayete erdirilecek. Türkiye her an kriz çıkabilir, ekonomik bakımdan sarsıntı olabilir denilen Türkiye sağlıklı işaretler veriyor, enflasyon düşüyor. Buradan kimsenin ekonomimizi bozacak spekülasyona gitmemesi uyarısında bulunuyorum. Kimse ekonominin iç dengeleriyle oynamaya kalkmasın. Kurdaki düşüş devam etmeli. Bütün yatırımcılara bu güven ve istikrarın devam edeceği konusunda tereddüt etmemelerini belirtiyorum.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Politika haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı

Arşiv Arama
- -
Anket
Su içtikten sonra bardağı tekrar temiz bardaklar arasına koyuyor musunuz?
Hayır
Evet

GÜNLÜK BURC YORUMLARI

SON DEPREMLER
depppp
Ege Yazıyor  -  SON DAKİKA HABER İZMİR HABER
© Copyright 2014 Ege Yazıyor. Tüm hakları saklıdır. Bu site Ege Yazıyor tarafından hazırlanmıştır
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA
RÜYA YORUMLARI